'' Beyaz Eşya Lojistiği '' .

Ambar Dergisi

667 Views

        

Mart 2003

Fert başı milli gelir yükseldikçe ve refah seviyesi arttıkça belli göstergelerde yükselme izliyoruz. Kişi başı elektrik tüketimi, tüketim mallarındaki artış, otomobil sayısı, televizyon sayısı ve buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın gibi ürünler bu göstergelerin bazıları. Bu saydığımız kalemlerin her biri gelişmiş ülkelerde gelişmekte ülkelerle kıyasladığımız zaman birkaç misli fazla görünmektedir. Gelişmenin bir göstergesi oldukları gibi bunların kullanımı da gelişmenin bir nedeni haline gelmektedir.

Beyaz eşya tüketimi günümüzde gelişmiş ülkelerde bir standart haline gelmiştir. Evler inşa edilip satılırken veya kiralanırken içinde beyaz eşyası ile el değiştirmektedir. Bir evdeki termosifon, gömme dolap, küvet gibi taşınanlar kullandıklarını eski yerinde bırakmaktadırlar.

Gelişmekte olan ülkelerde ise beyaz eşyalar hala bir çeyiz muamelesi görmekte kız tarafı çamaşır makinesini alırken erkek tarafı da buzdolabını almaktadır. Bulaşık makineleri evliliğin başlangıcından sonra alınan lüks grubuna girmektedir. İleride bu ekipmanın da temel ihtiyaç olarak görüleceği ve evliliklerin başına satın alınacağı kesindir.

Beyaz eşyalar üretimi zor olan eşya grubuna girerler. Büyük ölçekte yapmadığınız, otomasyon uygulamadığınız, fason malzeme yaptırmadığınız, yan sanayinizi ölmeyecek kadar beslemediğiniz ve satacak teşkilatı kurmadığınız takdirde başarılı olmak söz konusu değildir. Ürünü ucuza yapmanız yetmemekte rakiplerinizden daha farklı özelliklerde üretmeniz veya bunu reklam aracı olarak kullanmanız şarttır. Piyasada bulunan beyaz eşyalar az çok benzer fonsiyonlara sahiptir. Birkaç ilave aksesuar veya özellik bir eşyanın daha pahalı olarak satılabilmesine olanak sağlayabilmektedir.

Satış reklamlarla destekli müşteri memnuniyetine dayanmaktadır. Siparişi veren müşteri satın alma kararı için günlerce beklemiş bile olsa ürünün bedelini ödediği veya borçlanmasını yaptığı an eşyasını hazır istemektedir. Geçmişte deposunu satış mağazasının arkasında çalıştıran satıcı şekli değişmektedir. Müşteri dükkanda elini dokunarak aldığı kapı önünde bekleyen kamyonete koyup götürmekte iken günümüzde satış mağazaları sadece teşhir salonları gibi kullanılmaktadır. Amaç temiz bir ofis ortamında müşteriye mal beğendirmektir. Daha sonra alınan sipariş depodan şirketin araçları ve servis elemanları tarafından yerine götürülüp monte edilmektedir. Bu sistem teşhir salonlarını büyütüp daha fazla ürünü müşteriye beğendirmeye yönelirken depoları büyütmüş, şehir dışına yani uzağa çıkartmış ve montaj- nakliye servis işlerini yapan elemanların zaman zaman boşta kalmalarına neden olmuştur.

Sevkıyat sırasında usulüne uygun taşınmayan, kamyonlara gelişi güzel yüklenen ürünler de hasarlara,iş kaybına ve maliyet artışına neden olmaktadır. Farklı satıcılarda farklı ürünlerin depolanması da hem stok yükünü arttırmakta dolayısıyla satıcı karını indirmekte ya da bazı ürünlerin bölgesel stok fazlalığına ve de stok eksikliğine nenen olmaktadır. Bu da bir maliyet kalemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yapılacak iş beyaz eşya üretici firmalarının lojistik hizmetlerini outsource etmesidir. Lojistik kuruluş veya kuruluşlar bu ürünlerin üretilmesi için gereken hammadde ve servis hizmetlerini verecekler, üretici kuruluşlar pazardan gelen talebe göre üretim yapacaklar ürettikleri ürünler büyük kapasiteli kamyon, tren, veya konteynlerle tüketim merkezlerine yakın dağıtım yerlerine taşınacaktır. Bu merkezlerde her bayi veya satıcı için ortak stok tutulmalıdır. Kime lazımda o an yollanmalı diğer alıcılarda burada yoksa ne zaman geleceğini bilmeli ve beklemelidir. Tüm sistem üzerinde üretim planı, mamul stokları, sevkıyatta bulunan miktar, depolarda saklanan ve hatta satış noktasındaki teşhir ürünleri bile görünür olmalıdır. Bunu sağlamanın tek yolu lojistik sürecin üretici tarafından outsource edilmesi demektir. Tek elden tek merkezden yönetilen talep artışı üretim planı ile bağdaşmalı ve dolaylısı ile hammadde veya yarı mamul siparişleri verilmelidir. Ürünle sistemdeki her kişinin hatta müşterilerin bile göreceği açıklıkla satılması, teşhir edilmeli hatta kullanıma açılabilmelidir.

Fiyatlama ürün başına bölgesel yapılmalıdır. Asgari garantiler veya planlananın ötesine çıkışlarda ödül sistemi çalışmalıdır. Böylece müşteri ilişkileri sorunsuz gelişebilecektir. Üreticilerin parça başı maliyetlerini bilmeleri satış kampanyalarında satış koşullarının belirlenmesinde büyük kolaylık getirecektir. Sabit maliyetleri değişken maliyet haline gelecek ve ürünlerin üzerindeki lojistik maliyetleri sabit tutulacak ve bilinecektir..

Beyaz eşya üreticileri büyük ortanda ithalat yapan ve aynı kanal içinde gerek yurt içi gerek yurt dışı fason üretim yapan ve yaptıran kuruluşlardır. Geniş bir bayi ağı ile çalışmaktadırlar. Lojistik giderleri büyüktür. Binlerce ürünün dağıtımı söz konusudur. Ödemeleri sorunludur sözleşme de yapılsa gününde ödeme alışkanlıkları yoktur. Vadeli bayi çekleri ile çalışırlar geri dönüşleri fazladır. Mevsimsel sapmaları çoktur yazın başında buzdolapları kapışılırken kışın başında işler minimuma inmektedir. Bu nedenle zaman zaman taşımada kullanılacak araç bulamazken zaman zaman da araçlar boşta kalmakta ve maliyet unsuru olmaktadır.

Bu sorunlar nedeniyle beyaz eşya sektörü kendilerine finansman kolaylığı sağlayacak büyük kuruluşlarla çalışmakta bu kuruluşlar da nakliyelerini ya kapıdaki kooperatifle iş birliği yaparak veya küçük taşeronlardan araç kiralayarak sağlamak durumunda kalmaktadırlar.

Beyaz eşya lojistiğinin ürünün son fiyatında bir avantaj yaratması, hizmet kalitesinin dolayısıyla müşteri memnuniyetinin arttırılması, hasarların minimize edilmesi amaçlarıyla lojistik kuruluşlara outsource edilmesi ve lojistik süreçlerin iki kuruluş tarafından her iki organizasyonunun artılarını kullanarak yeniden planlanması önerilmektedir. Bu sayede elde edilecek artı değer bir yandan ürün fiyatında indirime ve Pazar payının artışına giderken diğer yandan lojistik firmalar için iş iyileştirmelerinde kullanılacak bir fon da olacaktır.

Lojistik üretici firma ile lojistik firmasının stratejik iş birliğine bağlıdır. Birbirleri ile eşit şartlarda aynı anlayış altında yapılmayan iş biriliklerinden sonuç alınması mümkün değildir. Bu nedenle beyaz eşya kuruluşlarının lojistik kuruluşlara, derneklere, konferanslara yakınlaşmaları ve sorunlarını, başarı öykülerini paylaşmasını bekliyoruz. Lojistik kuruluşlarının kapısı bu tip talepler için her an açıktır.

Sağlıkla, sevgiyle, mutlulukla kalın

Atilla Yıldıztekin